Yüksek enflasyon ortamında kiracıların karşılaştığı zorluklar ve çözüm yolları.
Türkiye’de son yıllarda yükselen enflasyon, kiracıların günlük yaşamını derinden etkiliyor. Gıda, enerji, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçların fiyatlarındaki hızlı artış, bütçelerde büyük bir yük oluşturuyor. Bu dönemde kiracılar için en büyük sorunlardan biri, kira artışlarının gelir artışının çok üzerinde seyretmesidir. Özellikle büyük şehirlerde kira bedellerinin kısa sürede iki katına çıkması, pek çok aileyi ekonomik sıkıntıya sokmuştur.
Bu geniş kapsamlı rehberde, yüksek enflasyon dönemlerinde kiracıların hangi hukuki haklara sahip olduğunu, ev sahiplerinin taleplerine karşı nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini ve en doğru bütçe yönetiminin nasıl yapılacağını detaylı şekilde açıklıyoruz.
Enflasyon, mal ve hizmetlerin genel fiyat seviyesinin sürekli yükselmesidir. Enflasyon yükseldikçe ev sahipleri gelirlerinin eridiğini düşünür ve kira artış taleplerini artırma eğiliminde olur. Bu süreçte kiracıların gelir artışları çoğu zaman kira artış hızına yetişmediği için ciddi bir mali baskı oluşabilir.
Enflasyonun kira artışlarına etkileri şunlardır:
Kiracı için bilinmesi gereken en önemli konu, kira artış oranının kanunen 12 aylık ortalama TÜFE oranı ile sınırlandırılmış olmasıdır. Sözleşmede daha yüksek bir oran yazıyor olsa bile, kiracı yalnızca TÜFE oranında artış yapmakla yükümlüdür.
Örneğin:
Kiracı yalnızca %50 artışı uygulamakla yükümlüdür.
Ev sahibinin sözlü veya yazılı olarak ilettiği yüksek oranlı zam taleplerinin hukuki geçerliliği yoktur. Kiracı sadece TÜFE kadar zam yapmakla yükümlüdür.
Ev sahibi fahiş bir zam talep ettiğinde kiracı şu yolları izleyebilir:
"Zam yapmazsan çıkarırım" şeklindeki baskılar geçersizdir. Türk Borçlar Kanunu’na göre zam reddi tahliye sebebi değildir.
Ev sahibi rayiç bedelin çok üzerinde artış talep ediyorsa kiracı kira tespit davası açabilir. Bu davada mahkeme emsal kiraları, konutun durumu ve ekonomik koşulları dikkate alarak adil bir kira belirler.
Ev sahibinin hukuka aykırı baskı girişimleri (kapıya gelme, tehdit, telefonla taciz vb.) Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur.
Ev sahibi artış talep edebilir ancak:
Ödeme güçlüğü yaşanacağı öngörülüyorsa ev sahibiyle erken iletişim kurmak önemlidir. Bu iletişim mutlaka yazılı yapılmalıdır.
Bazı ev sahipleri ekonomik koşullar nedeniyle kiracıya yardımcı olabilir. Anlaşma sağlanırsa bunun yazılı hale getirilmesi gerekir.
Yeni düzenlemelere göre kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunludur. Kiracı ödeme planı oluşturmak için bu yolu kullanabilir.
Ekonomik şartlar aşırı derecede değişmişse kiracı “aşırı ifa güçlüğü” nedeniyle uyarlama davası açabilir.
Her ne kadar kiracı TÜFE oranını ödemekle yükümlü olsa da taraflar karşılıklı anlaşarak daha makûl bir artış oranı belirleyebilir. Anlaşma yapılırken:
dikkate alınabilir.
İletişimde netlik ve şeffaflık önemlidir. Tarafların karşılıklı anlayışla hareket etmesi çoğu zaman sorunları büyümeden çözer. Tüm yazışmaların kayıt altına alınması önerilir.
Hayır. Kiracı TÜFE oranında artış yaparak ödemeye devam ettiği sürece tahliye edilemez. Ev sahibinin kiracıyı çıkarması ancak kanunda sayılan özel şartlarla mümkündür.
Fahiş zam talepleri karşısında kiracı şu adımları izlemelidir:
Enflasyon dönemi kiracılar için zorlayıcı olabilir; ancak yasal haklarını bilen, iletişimi doğru yöneten ve bütçe planlamasını dikkatli yapan kiracılar bu süreci daha sağlıklı yönetebilir. Kanuni sınırlar kiracıyı korumaktadır ve TÜFE üzerindeki zam talepleri geçersizdir.
Kira artışı hesaplamasını hızlı şekilde yapmak için Kira Artış Hesaplama Aracımıza göz atabilirsiniz.