Türkiye’de kiracı–ev sahibi ilişkilerinin büyük bir bölümü yazılı sözleşme ile yürütülse de, pratikte birçok kiralama ilişkisi sözleşme olmadan başlatılmaktadır. Kiracının eve taşınması, düzenli kira ödemesi ve ev sahibinin bu durumu kabul etmesi, fiili bir kira ilişkisi doğurur. Bu durumda yazılı sözleşme olmasa bile, Türk Borçlar Kanunu’na göre tüm haklar ve yükümlülükler geçerlidir.
Yani “sözleşme yoksa kiracının hakkı yok” veya “ev sahibi istediği zaman çıkarabilir” gibi düşünceler yanlıştır. Kanun, sözleşmesiz kiracıyı da yazılı sözleşmesi olan kiracı ile aynı şekilde korur.
Bir kira关系 sözleşmesiz de olsa hukuk düzeni tarafından tanınır. Bunun için üç temel kriter yeterlidir:
Bu üç unsur gerçekleştiğinde “zımni kiracılık” denilen durum ortaya çıkar. Yazılı bir belgenin olmaması, kira ilişkisini geçersiz kılmaz. Türk Borçlar Kanunu’nda bu ilişki, diğer kira ilişkileriyle aynı hükümlerle değerlendirilir.
Sözleşme olmaması, kira artışı hesaplanmasını hiçbir şekilde etkilemez. Kanun çok açıktır: Konut ve çatılı işyeri kiralarında yasal artış üst sınırı son 12 aylık ortalama TÜFE oranıdır.
Bu nedenle sözleşme yok diye ev sahibi:
Kiracı, yalnızca TÜFE oranında artış yaparak oturmaya devam etme hakkına sahiptir.
Evet. Yazılı sözleşme olmadığı için taraflar arasında artış maddesi de yoktur. Bu durumda artışın uygulanabilmesi için ev sahibinin yazılı bildirim yapması gerekir.
Ev sahibi artış talebini:
bildirebilir. Yazılı bildirim yoksa kiracı, artış talebini kabul etmek zorunda değildir.
Hayır. Yazılı sözleşme olmaması, kiracının tahliye edilebileceği anlamına gelmez. Kanunda tahliye sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiştir ve sözleşmesiz kiracılar da aynı şekilde korunur.
Bunlar dışında hiçbir ev sahibi “Sözleşme yok, çık evimden” diyerek kiracıyı çıkaramaz.
Yazılı sözleşme yoksa kiracılar çoğu zaman korunmadığını düşünür. Ancak gerçek tam tersidir. Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre:
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira artışı en fazla TÜFE oranında yapılabilir.
Yani:
Hayır, değil. Kira artışı taraflar arasında anlaşmaya bağlıdır. Ev sahibi TÜFE oranında artış talep edebilir ama bunu yazılı bildirimle kiracıya iletmelidir. Eğer artış bildirilmezse kiracı eski kirayla ödeme yapmaya devam edebilir.
Evet. Yazılı sözleşme olmasa bile hem kiracı hem ev sahibi kira tespit davası açabilir.
Sözleşmesiz kiracılık, dava açmaya engel değildir.
Sözleşme yok diye kiracı direkt tahliye edilemez. Tahliye için mutlaka kanunda sayılmış bir sebep gerekir.
Yazılı sözleşme olmayan kiracılar da, yazılı sözleşmesi olan kiracılar ile aynı koruma kapsamındadır. Ev sahibi kiracıyı keyfi olarak çıkaramaz.
Ev sahibinin “Sözleşme yok, çık” deme hakkı yoktur.
Eğer ev sahibi zam talebini yazılı bildirmezse kiracı, eski kira bedelini ödemeye devam edebilir. Kiracı bu ödemeyi yaparken banka açıklamasına “xxx ay kira ödemesidir” yazarsa, bu durum ispat açısından önemlidir.
Ev sahibinin sözlü talebi geçerli değildir.
Sözleşme olmasa bile kiracı kendisini kolayca güvence altına alabilir. Bunun için:
kiracıyı güçlü kılar. Bu yöntemlerle sözleşmesiz kiracılık tamamen güvenli hâle gelir.
Ev sahibi sözleşme yok diye yükümlülüklerden muaf olmaz. Ev sahibinin şu görevleri devam eder:
“Sözleşme yok istediğim gibi çıkarırım” yaklaşımı hukuken geçersizdir.
Yazılı sözleşme olmasa bile Borçlar Kanunu’ndaki 5 yıl kuralı geçerlidir.
Buna göre kira ilişkisi 5 yılı doldurmuşsa:
Sözleşme olmaması bu durumu değiştirmez.
Kira sözleşmesi olmaması kiracıyı güçsüz ya da korumasız hâle getirmez. Borçlar Kanunu gereği sözleşmesiz kiracılar da hukukun tüm koruması altındadır. Kira artışı TÜFE ile sınırlıdır, tahliye ise ancak kanunda sayılan sebeplerle mümkündür.
Kiracıların banka yoluyla ödeme yapması, yazılı iletişim kullanması ve TÜFE oranlarını takip etmesi, sözleşmesiz kiracılığı son derece güvenli kılar.
Kira artışınızı doğru hesaplamak için Kira Artışı Hesaplama Aracımızı kullanabilirsiniz.